![]() |

Türkiye'de uzun yıllar yabancı dil olarak öğretilen İngilizce bu statüsünü korumaktadır. Türkiye'de İngilizce öğretimi Fransızca'nın etkisini kaybetmeye başladığı dönemde atılım yapmıştır. Bir zamanların soylular dili olan Fransızca önemini yitirmiş ve II. Dünya Savaşı sonrası artan Amerikan etkisiyle İngilizce Türkiye'de ve dünyada önem kazanmıştır.
8 yıllık ilköğretim yasasından sonra İngilizce ilköğretim 4. sınıflara kadar çekilmiştir. Genel liselerin 4 yıla çıkmasıyla beraber hazırlık sınıfı kavramı ortadan kalkmış İngilizce derslerinin haftalık ders saati artmış bulunmaktadır.
Pek çok üniversite, liselerde hazırlık sınıfı okunmuş bile olsa öğrencilerini bir yeterlilik sınavından geçirerek İngilizce seviyelerini ölçmektedir. Ön koşullara uymayan öğrenciler bir yıl süreyle hazırlık sınıfında yoğun İngilizce programlarıyla yeterli seviyeye getirilirler. İngilizce öğretmenliği programlarında da bu yeterlilik sistemi uygulanmaktadır. İngilizce öğretmenliği programları hazırlık sınıfı dahil edildiğinde 5 yıl, 10 yarıyıldan oluşmaktadır.
Yeterlilik sınavını veren öğrenciler 8 yarıyıl boyunca İngilizce okuma ve konuşma becerileri, İngilizce dil bilgisi, yazma becerileri, ve bu becerileri öğretme yüntemleriyle ilgili dersler aldıkları gibi İngiliz edebiyatı, Amerikan edebiyatı ve İngiliz dilinin tarihi ve yapısıyla ilgili yoğun olmayan dersler alırlar. Ayrıca günümüzde İngilizce'nin önem kazanmasıyla birlikte çok sayıda dil eğitim siteleri kurulmuştur. Aynı zamanda İngilizce'nin bilgisayar ortamında öğretilmesiyle ilgili [Milli Eğitim Bakanlığı]'nın çeşitli projeleri bulunmaktadır. Ancak İngilizce Türkiye' de resmî işlerde kullanılmamaktadır.
Baklava: Baklavah
Briç (iskambil oyunu): Bridge
Kazak: Cossack
Dolma: Dolma (Türkçe' en İngilizceye geçen bir kelime)
Dolmuş: Dolmush
Döner: Doner
Efendi: Effendi (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Ordu: Horde (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Yeniçeri: Janissary (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Kebap: Kebab (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Han: Khan (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Köşk: "Kiosk" olarak geçtiği söylense de sözcük aslında Almanca'da büfe anlamına gelmektedir.
Kısmet: Kismet
Kımız: Koumiss
Paşa: Pasha (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Şiş: Shish
Sultan: Sultan (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Tavla: Tavla (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Lale: Lale (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Turkuaz: Turquoise
Yoğurt: Yoghurt (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Bulgur: Bulghur (Türkçe'den İngilizce'ye geçen bir kelime)
Pazar: Bazaar
Türkçe: Turkish
Türkiye: Turkey (Eğer baş harfi küçük ise Hindi anlamına, büyük ise Türkiye anlamındadır. Ancak cümle içerisinde anlamı değişebilir.)
Telefon: Telephone (İngilizce'den Türkçeye geçen bir kelime)
İngilizce - Türkçe Dilleri Karşılaştırması
İngilizce'de özne kullanımı her tümcede gerekli iken Türkçe'de sadece eylem kullanmak yeterlidir.
İngilizce mantığına göre zaman gider, Türkçe mantığında ise insan gider.
Türkçe'de 5 ana zaman eylemi varken, İngilizce'de 12 zaman eylemi vardır.
Türkçe'de tümceler özne-nesne-yüklem şeklinde sıralanırken İngilizce'de özne-yüklem-nesne şeklinde sıralanır.
İngilizce'de edatlar(prepositions) sözcüklerden ayrı yazılırken; Türkçe'deki karşılığıyla edatlar, eklendikleri sözcüklerle birleşik yazılır.
Türkçe, yazıldığı gibi okunan bir dildir (her ne kadar inceltme işaretinin kaldırılması, sözcüklerin zamanla söyleyişte uğradıkları değişikliklerden doğan birtakım farklılıklar olsa dahi); İngilizce ise yazıldığından farklı okunan bir fonetik yapıya özgüdür.


