|
a) Genç bir bayan öğretmen, yedi yaşındaki öğrencilerine yaşlarını nasıl söyleyeceklerini öğretir. Burada öğretmen, öğrencilerinin yaşlarını biliyor olmasına rağmen o yapıyı sadece öğrenmek amacıyla pratik ediyorlar. Profesor Doodson'a göre, öğrenciler burada yabancı dili sadece araç düzeyinde kullanıyorlar.
14- Dil bilgisi, daha yaratıcı yaklaşımlara beraber, klasik yollarla, daha az sistematik bir şeklde de öğretilebilir.
İletişimsel dil öğretimi bir ikinci ve yabancı dil eğitimi yaklaşımıdır. Ayrıca "Yabancı Dilde İletişimsel Yaklaşım" ya da sadece "İletişimsel yaklaşım olarak da adlandırılır.
İletişimsel Yaklaşımın Diğer Metodlar İle İlişkisi
Tarihsel olarak İletişimsel yaklaşım, İşitsel Dil Metodu'na alternatif olarak ortaya çıkmıştır ve kavramsal-işlevsel müfredfatın gelişmişi olarak düşünülebilir.
İşitsel Dil Metodu
İşitsel Dil Metodu, II. Dünya Savaşından sonra yabancı dilde dinleme ve konuşma yeterliliği ihtiyacının doğrudan bir sonucu oarak ortaya çıkmıştır. Davranışçılık, dolayısıyla da tekrtar ve alışkanlık şekillendirme ile doğrudan ilişkilidir. Bu metodda yanlışların sürekli tekrarlanmasının yapıların ve sesletimin yanlış olarak öğrenilmesine yol açacağından tekrarların tam ve doğru şekilde yapılmasının gerekliliği oldukça çok vurgulanmaktadır.
Sınıfta dersler genellikle dil bilgisi yapılarıyla organize edilmştir ve kısa diyaloglar şeklinde sunulur. Gnellikle öğrenciler konuşma kayıtlarını tekrar tekrar dinleyerek bu konuşmalara uygun mimik ve dil bilgisi yapılarını kullanmaya odaklanmışlardır.
İşitsel Dil Metodunu eleştirenler tekrar ve doğruluk üzerinde bu kadar yoğunlaşmanın öğrenciye hedef dilde iletişimsel becerileri kazandırmakta hiç yardımcı olmadığını savunmuşlardır. Noam Chomsky, dilin bir davranış yapısı olmadığını, ve sıradan dilsel davranışların karakteristik olarak mükemmel soyutluk ve karmaşıklık kurallarına uygun cümleler oluşturmayı içerdiğini savunmuştur.
Dil öğretimin organize etmek ve sunmak için yeni yollar arayanlar, kvramsal-işlevsel müfredata destek verdiler ve sonuç olarak da İletişimsel Yaklaşımı, ikinci ve yabancı dil eğitiminde en verimli yol olarak gördüler.
Ayrıca İşitsel Metodu savunanlar başarılarını, dilin alışkanlıklarla ilgili olan yönlerine, özellikle de sesletime addederler. Kavramsal-İşlevsel Müfredat, bir metod ya da yaklaşımdan çok, bir dil öğretimi programı düzenlemesidir. Kavramsal-İşlevsel müfredatta öğretim, daha öceleri de İşitsel Dil Metodunda olduğu gibi gramer yapıları bağlamında değil, "kavramlar" ve "işlevler" bağlamındadır.
Bu modelde "kavram"; insanları iletişim kurduğu bir bağlam, "işlev" ise; verilen bağlamdaki belirli bir amaçtır. Örnek verecek olursak; alışveriş bağlamı fiyat ve ürün özelliklerini öğrenme ve pazarlık gibi kavramları içerir.
Kavramsal-İşlevsel Müfredat destekçileri, bir çok gerçek hayat bağlamında, etkili bir şekilde iletişim kurma becerilerini geliştirmeye yardımcı olarak İşitsel Dil Metodu'nun eksik yönlerini giderdiklerini savunurlar.
Öğreterek Öğrenme
Öğreterek öğrenme, Almanyada uygun olarak kullanılan bir metoddur. Öğrenciler, öğretmenin yerine geçrek kendi arkadaşlarına öğretirler.
İletişimsel Dile Eğitimine Genel Bakış
Kavramsal-İşlevsel müfredatın bir programı olan İletişimsel Yaklaşım, öğrencilerin hedef dili bir çok çeşitli bağlamda kullanmalarına ve dil işlevlerini öğrenlemerinde yardımcı olmaya çok büyük vurgu yapar.
İşitsel Dil Metodu'nun tersnine İletişimsel Yaklaşımın asıl amacı, öğrencilere doğru sesletim becerisi kazandırmak ve mükemmel gramer yapıları geliştirmelerinde yardımcı olmaktan ziyade anlam yaratmalarında yardımcı olmaktır. Bu da başarılı bir yabancı dil öğretiminin, öğrencilerin dilin resmi ve sosyolinguistik yönlerinin makul yeterlilikle iletişim kurmada kullanılması olarak tanımlanabilecek iletişim yetenekleri geliştirmeleriyle değerlendirilmesi anlamına geliyor.
İletişimsel Yaklaşım kesin olarak belirlenmiş sınıf aktiviteleri içeren bir öğretim metodundan ziyade ,daha geniş bir öğretim yaklaşımı olarak şekillenmiştir. Kısacası, İletişimsel Yaklaşım, genel prensipler listesi olarak tanımlanabilir. Bu listelerin en kabul görenlerinden biri de David Numan' a ait olan İletişimsel Yaklaşımın beş öğesidir. Bunlar;
1- Hedef dille etkileşim yoluyla iletişimin öğrenilmesi
2- Öğrenme ortamında sunulan özgün metinler
3- Öğrencilerin sadece dile değil, öğrenme yönetimi sürecine odaklanmaları için fırsatları temini
4- Sınıf öğretiminde önemli bir yeri olan kişisel deneyimlerin geliştirilmesi
5- Sınıf öğretiminin sınıf dışı aktivitelerle ilişkilendirilmesi.
Bu beş özellik sınıf içinde ve dışında kullanıldığı için, öğrencilerin istek ve ihtiyaçlarıyla yakından ilişkilidir. Bu geniş tanımlama çerçevesindeöğrencilerin iletişimsel becerilerini geliştirmeye yönelik ve geniş bir bağlam içerisinde olan herhangi bir uygulama yararlı öğretim tekniği olarak görülür.
Bundan dolayı iletişimsel yaklaşım sınıfta sesletim ve gramer temelli aktivitelerin yanısıra, öğrenciler arasında anlaşma ve işbirliği gerektiren grup ve ikili çalışmalar, öğrencilerin güven kazanmalarına yardımcı olacak akıcılık temelli alıştırmalar, dil işlevlerinin kullanılmasını geliştirilmesini sağlayan rol üstlenme aktiviteleri şeklini alır.
1990'ların ortalarında , Dogme 95 Manifestosu, yazılı materyallerin İletişimsel Yaklaşımı etkileyebileceğini öne süren "Dogma ELT" yoluyla dil eğitimini etkilemiştir. Dogme ELT'nin amacı gerçek konular üzerinde gerçek diyaloglar olduğundan dolayı asıl öğrenme amacı iletişimdir.
İletişimsel Yaklaşımdaki Sınıf Aktiviteleri
- Rol üstlenme
- Röportajlar
- Bilgi boşlukları
- Oyunlar
- Dil değişimleri
- İncelemeler
- İkili çalışmalar
- Öğreterek öğrenme
Ancak İletişim yaklaşımdan faydalanan tüm programlar aktivitelerini bunlarla sınırlandırmak zorunda değillerdir. Bazı programlar, zaman zaman çeşitli dil bilgisi testler veya iletişimsel olmaya alıştırmalar kullanabilirler.
İletişimsel Yaklaşım Eleştirileri
Bu yaklaşıma yapılan en büyük eleştirilerin biri de Michael Swan tarafından ELT Journal dergisinde 1985 yılında yapılmıştırHenry Widdowson da aynı yıl yine ELT Journal dergisinde İletişimsel yaklaşıı savunarak bunu eleştiriyi cevaplamıştır. Yakın tarihlerde de öğrenmenin gerçekleştiği bağlama yeterli dikkati göstermediği gerekçesiyle İletişimsel Yaklaşım eleştirilmiştir.
Genellikle, İletşimsel yaklaşımın öğretmenin öğrenciyi anladığı sürece verimli olacağı düşünülmüştür. Eğer öğretmen ve öğrenci benzer coğrafyalardan geliyorlarsa, öğretmen öğrencilerin anadillerinden kaynaklanan hatalarını daha kolay anlayabilecektir.
Bu gözlem İletişimsel Yaklaşımın yeni bir uygulamasını gerektirebilir. Uygulanan teknik, herhangi bir hedef dil konuşmacısının ne dediğinin ve nasıl tepkiler verdiğinin anlaşılmaya çalışıldığı bir program olmalıdır.


